9 Mart 2009 Pazartesi

İki Uydu Çarpıştı

Biri Amerikan diğeri Rus iki büyük iletişim uydusu Sibirya üzerinde çarpıştı. İki büyük enkaz bulutu oluşturan ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nu küçük de olsa bir tehdit altına sokan çarpışmanın 10 Şubat’ta gerçekleştiği bildirildi. Çarpışma türünün ilk örneği sayılıyor.
Amerikan Uzay ve Havacılık Ajansı’nın (NASA) açıklamasında Rus iletişim uydusunun 1993’de fırlatıldığı, bir ton ağırlığında olduğu ve artık çalışmadığını sandıkları söyleniyor. Amerikan iletişim uydusununsa 1997’de fırlatılmış olan yarım tonluk bir uydu olduğu belirtiliyor. Ajansın sözcüsünün açıklamasında enkazın 435 km aşağıda seyreden Uluslararası Uzay İstasyonu ve içindeki üç astronot için oluşabilecek tehditlerin çok küçük ve kabul edilir sınırların içinde olduğu ayrıca ‘istasyonunun enkazdan kaçmak için manevra yapma yeteneğine sahip olduğu’ bilgileri yer alıyor. Çarpışmanın bu ay gerçekleşecek olan uzay mekiği Discover’ın fırlatılmasını erteletmeyeceği de yapılan açıklamalar arasında yer alıyor.
1957’den bu yana yörüngeye 6000 kadar uydu gönderildi ve NASA’ya göre bunların 3000 kadarı hala çalışıyor. Yörüngede daha önce dört tane ‘küçük’ çarpışmanın (kullanılıp bitmiş roket parçalarıyla ya da küçük uydularla) gerçekleşmiş. Bu hafta gerçekleşen çarpışma büyüklüğüyle ve iki sağlam uydu arasında gerçekleşmiş olmasıyla türünün ilk örneği. Enkazdan geriye kalan parçaların yüzlerce olacağı sanılıyor.
Yörünge enkazlar üzerine uzmanlaşmış olan Nicholas Johnson ‘Enkaz en çok kendisinden yukarıda seyreden Hubble Uzay Teleskopu’nu ve dünya gözlem uydularını tehdit edecek’ diyor. Bu yılın başında yörüngede kabaca 17 000 insan yapımı enkaz parçası olduğunu not eden Johnson bunların en küçüğünün 10 cm boyunda olduğunu söylüyor. Bu çöplerin çoğu eski uyduların parçalanmasından kaynaklanıyor. Yörüngedeki bu parçalar en çok uzay mekiği uçuşlarını tehdit ediyor.

Derleyen: Özden Hanoğlu
Kaynaklar: http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/7885051.stm http://dsc.discovery.com/news/2009/02/11/satellite-collision.html
Haber Tarihi: 11 Şubat 2009

*Tübitak'tan alıntıdır (http://www.tubitak.gov.tr/home.do?ot=5&rt=1&sid=342&cid=13208)

29 Aralık 2008 Pazartesi

IRAF

Yard. Doç Dr. S. Gülseçen ve Yard. Doç Dr. H. Gülseçen tarafından hazırlanmış "Yeni Başlayanlar İçin IRAF Kullanım El Kitabı - IRAF 2.10 Sürümü" için tıklayın.

Beyaz Cüce nedir?

Beyazcüce kısaca şöyle tanımlanabilir; evriminin son safhalarında(patlamadan önce yani) 0.8 ile 1.44 Güneş kütlesi arasında kütleye sahip yıldızların patladıktan sonra dönüştükleri gök cismi.

Evet beyazcüce bu fakat BeyaZCücE başka bişii;
a)Bir astronomi topluluğudur.
b)Garip bi şekilde yarı-profesyoneldir.
c)Şu an bu cevapları veren "cüce" maddelerden sıkılmıştır.

Madde saçmalığına bir son verelim.

BeyaZCücE, geçen seneki Ulusal Astronomi Kongresi sırasında, değişik üniversitelerin astronomi kulüplerinin beraberce "bişeyler" yapmak amacı ile kurmaya çalıştığı, bayağı muhalefet gördüğü, sonunda birkaç azimli, istekli, sonuçları kestirebilen öğrencinin hayata geçirdiği bir proje gurubudur.

Grup elemanlarının herbiri bir cüce ismi almıştır. Daha doğrusu diğerleri tarafından bu isimler takılmıştır. Genel olarak üyelere cüceler denir.

Astronomi öğrencisi olan "cüce"lerin tamamen bencilce kendilerini geliştirmek, diğerlerinin bilgilerini sömürmek; sömürüleceğini anlayanların da diğerlerini de sömürülebilecek seviyeye getirmek amacıyla oluşturduğu gurup, çekirdek bir tayfanın doğal seleksiyonla(natural selection u daha güzel, tam olarak türkçeleştirebilen varsa söylesin, sevmiyorum "seleksion" demeyi) öne çıkması ve gurup ilişkisini dostluğa çevirmesiyle bambaşka bir oluşuma dönüşmüştür. Bu oluşumu merkezde astronomin olduğu, gezi, kamp, bilimsel araştırma, müzik gibi gezegenlerin de yörüngelerde dolandığı bir sosyal sistem olarak tanımlayabiliriz. Gezegen sayısı cücelerin ilgi alanlarıyla sınırlıdır ve zamanla keşifler gerçekleşecektir.

Şimdi bu sıkıcı "tanımlama dili"ni bırakayım da daha fazla içimiz bayılmasın.

Tamam, BeyaZCücE böyle birşey. Peki cüceler kim?

(sıralama tamamen benim keyfime göredir. İtirazı olan varsa ses çıkarmasın; sallamam:))

Onur ŞATIR(ben) nam-ı diğer becerikli cüce
Utku DEMİRHAN nam-ı diğer pamuk prenses:) "cüce ismi yok bu daha güzel"
Burcu ÇOBAN nam-ı diğer mızmız cüce
Emir DEMİRCİ nam-ı diğer çizgifilmci cüce "ben şimdi taktım bu ismi, kesin beğenir"
Aziz KAYIHAN nam-ı diğer sakallı cüce
Hande TAMER "cüce ismi yok daha"
Neşe KÖKLÜ nam-ı diğer ödlek cüce
Özgür ALTUN nam-ı diğer neşe'li cüce
Zeynep AVCI nam-ı diğer bonus cüce
Serkan YILDIZ nam-ı diğer neidüğübelirsiz cüce
Orkun GÖKÇEOĞLU nam-ı diğer bizanslı cüce "bunu da şimdi ben taktım, oylamaya sunarız"

Çekirdek tayfa bu. Başka arkadaşlar da var tabi. Onlar doğal seleksiyonun çetrefilli yollarındalar daha. Labirentlerden çıkabilenler de çekirdek tayfaya dahil olup törenle cüce isimlerini alacaklar:) Ya işin geyiğindeyim tabi. Başlarda da söylediğim gibi herşey doğal seleksiyonla işliyor bu gurupta.

İşte BeyaZCücE buna benzer birşey. Diğer cücelerden birşeyler eklemek isteyen veya külliyen beğenmeyen olursa onlar da kendilerince anlatsınlar. Benim gözümde buyuz arkadaşlar:)

Düzeltme: Tüm cüceler astronom değillerdir. Bir adet mühendis cücemiz vardır. Başka astronom olmayan cücelerimiz de olmak üzeredir. Unutulan bu bilginin duygusal hasar yarattığı şahıslardan özür dilenir ve bu özrün o hasarları gidermesi temenni edilir...

*becerikli cüceden alıntıdır

bu blog

hem eski güzel günlerimizi anmak, tekrar o günlere dönebilmek için; hem de yaptığımız çalışmaların tarihin tozlu sayfalarına gömülmemesi için bir vesiledir

birlik oluşumuzla hayat vereceğimiz bir diğer güzelliktir